
Al al olmuştu yanakları ve ayağındaki topuklularla çok yorulmuştu. Ama bugüne değerdi.. O sonunda en büyük aşkı ile evleniyordu. Hemen hemen tanıdığı herkes bu mutlu gününde yanındaydı. Oturmasına kimse izin vermiyor sürekli piste oynuyordu. Arada bir sevdiği adamı göz ucuyla takip ediyor pistte görmediğinde hemen onu aramaya koyuluyordu. Bazen onu çok bunalttığının farkındaydı ama başkasının gözü bile değse o kıskançlıktan deliriyordu.. Herşey oydu.. Bir tek onun sözünü dinliyor, bakışından bile ne anlatmak istediğini anlıyordu.
Sonunda minik güzel evlerine gelmişler o yorgunlukla uyuya kalmışlardı. Sımsıkı sarıldı Rüya.. Kocasıydı artık.. Tarık onundu bir tek ona aitti…
Rüya bu adama adeta tapıyor, neredeyse canını istese oracıkta vericek gibi yaşıyordu günlerini.. Ama Tarık çok yakışıklı bir adamdı. Kızlar sürekli etrafında onu rahat bırakmıyorlardı.Oda bu durumdan hiç rahatsız değildi. Bir tek eş değil bütün kızlar onun olabilirdi. O hepsine yeterdi ama Rüya ona göz açtırmıyor sürekli yakasını rahat bırakmıyordu. Hemen de hamile kalmış esas yaşayabilecek güzel seks hayatlarını bitirivermişti. Üstüne sürekli huysuzluk edip, biraz eve geç kalsa onu aldattığını haykırıyor Du.. Başının tacı yaptığı kadın gitmiş yerine kocası sanki her akşam başka kadının yanından geliyormuş gibi bağırıp çağıran bir kadın gelmişti.. Tamam Tarık da az değildi. Bir iki kere yakalamıştı Rüya kaçamaklarını ama eli bile eline değmemişti. O sadece flörtleşip, konuşarak biraz yakışıklı olduğunu başka kızlardan da duymak hoşuna gidiyordu. Ama Rüya o mesajları gördükten sonra ev sanki cehenneme dönmüştü..
Yine eve geç kaldı.. Acaba kimin yanında diye Rüya kendi kendine kurmaya başladı.. Kocası eve gelir gelmez başladı bağırmaya
-Hangi orospunun koynundan geliyorsun?
-Ya Bi defol git başımdan! Ne saçmalıyorsun?
-Yok yok! Ben biliyorum yine aldatıyorsun beni! Seninle evlendiğim güne lanet olsun!
…… Bir el kalktı havaya. Rüyanın tamda yanağında patladı o tokat.! Rüya yere serpildi.. Sevdiği adam yoktu artık karşısında. Onu deli gibi döven gözlerinden ateşler çıkan bu adamdan tiksindi.. Gece her yeri ağrıyarak kalktı yerinden. Yatak odasına doğru ilerledi. Orada hiç bir şey olmamış gibi yatıyordu Tarık! Yorulmuş olmalı tabi! Az tepinmedi kadının üstünde.. Rüya başladı ağlamaya
-Tanrım ben ne yaptım böyle!
Ertesi gün kocası kendini affettirmek için bir çicek almış. Sanki dün geceki adam gitmiş sevdiği o taptığı adam geri gelmişti.. Rüya inandı.. Ama bilmiyordu ki bu ilk olan son değildi..!
Tarık başka bir gece yine eve gelmedi. Gece yarısını çoktan geçmişti. Rüya karnında bebeği soğuk balkonda ağlayarak kocasının eve gelmesini bekliyordu. Bir yandan mesaj üstüne mesaj arama üstüne arama yapıyordu.. Telefon açılmıyor ama mesajlara cevap atıyordu.
-Allahın cezası gelme eve boşanıcam senden.! Dedi Rüya..
On dakika sonra kapı çaldı. Tarık kör kütük sarhoş. Ayakta durucak hali kalmamış. İğrenç koku evin içine dolmuş kadıncağızın hamile haliyle bir türlü dinmeyen kusmasını tetiklemiş ti. İçeri girer girmez sarıldı Rüyanın saçlarına. Hol boyunca süreklidi yerde. Yatak odasına götürüp yatağın üzerine attı kadını. Başladı kafasını duvara vurmaya! O vurdukça Rüya bağırıyor ve hıçkırarak ağlıyordu.. Adamın gözü dönmüş neredeyse öldürücekti onu. Karnında bebeğini unutmuşçasına kafasını vuruyordu. Bebeğe zarar gelmesin diye o bölgeye inmez kadının sadece kafasına yüzüne, bacaklarına, kollarına vururdu..Sızdı kaldı yine. Rüya yine geceyle baş başa kaldı.. Artık sevmiyordu onu.. Ama gidemiyordu da.. Nedenini bilmiyordu. Tarık ona sadece fiziksel değil birde psikolojik şiddette uyguluyordu. Rüya’ya ‘sen bensiz hiçsin! Ben olmazsam yaşayamazsın! Köpek gibi seviyorsun beni! Eğer gitmeye kalkarsan öldürürüm seni!’ diyordu. Belkide korkuyordu artık. Kimselere söyleyemiyor kaderine boyun eğiyordu. Bir gün yine dayağını yedikten sonra kocasının telefonunu kurcaladı. Ödü kopuyordu. Daha yeni dayak yemiş etleri lime lime olmuştu. Kapalı olduğunu gördü ve sonra başka bir hat buldu cebinde. Taktı o an anlamıştı zaten ama gözüyle görmesi gerekiyordu. Satır satır bütün mesajları okudu. İhanetine şahit olmuş elinde tuttuğu telefonla o adamı oracıkta öldürmeyi düşünmüştü.. Hem pis adamın dayağını çekiyor hem üstüne aldatılıyordu öylemi! Gidip uyandırdı. Hesap sordu ama ağzından küfürler döküldü! Rüya artık eski Rüya değil! Taptığı adam da eski gözünün içine bakan adam değildi zaten! O gece, büyük hayallerle girdiği bu ev onun cehennemi olmuştu.. Sevdiği adamsa cellatı! Rüya’yı karşısında hem cinsi varmış gibi dövüyor Du.. Halbuki o değilmiydi saçının teline kıyamam diyen? Ne saç kaldı kıyılmadık nede yürek! En son halının üstüne akan kanla irkildi Tarık. Durdu. Rüya kafasını kaldırıp ona baktı.. Bitmişti artık.. İkiside sevdikleri kişiler değildi! Tarık o gün anladı. Biraz daha devam ederse bu evlilik, sevdiği kadını öldürücekti..
Rüya da anladı nefesini vermeye hazır olduğu adam, nefesini kendi kesmeye çalışıyordu..
Rüya gelinliğini çıkarttı. Bembeyaz gelinliğine kendi kan damlaları kirletti..
Duvara astı, Gözyaşları eşliğinde.. Bu evden ne kadar gitmek istesede o adamı hala çok sevdiğini kendisi de biliyordu..
İnsan can bildiğinden kolay kolay vazgeçemiyordu. Ama o vazgeçmezse Tarık bir gün o öfke kaybıyla Rüya’nın canından geçicekti..
Son defa evlerinde gezindi.. Kaybettiği geçmişine, bugününe ve yarınlar için hayaller kurduğu adama baktı..
Kadın kapıyı açıp gitti..
Adam orada kaldı..
……..
